BİR VATANDAŞ OLARAK SÖZCÜ TV' deki YORUMA İTİRAZIM VAR
- Didem Öneş
- 5 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Değerli Okurlarım,
Bildiğiniz üzere ben bir CHP seçmeniyim. Ancak CHP’liliğim hiçbir zaman koşulsuz sadakat, şartsız kabul ya da takım tutar gibi bağlılık değildir. Çoğu CHP’li seçmen gibi ben de sorgulayan, eleştiren ve bilinçli bir seçmenim.
CHP’ye verilen destek, siyasetçilerin isimlerinden çok; Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, laik-demokratik sosyal hukuk devletine ve Atatürk ilke ve devrimlerine duyulan inançtan kaynaklanır.
CHP’yi savunmak, bir kişiyi değil, bir rejimi; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yapısını savunmaktır.
CHP Tabanının Gerçek Yapısı
CHP tabanı tek tip değildir. İçinde:
Atatürk milliyetçisi,
sosyal demokrat,
sosyal liberal,
ulusalcı,
Türkçü,
sol sosyalist,
Alevi, Sünni,
seküler, laik, muhafazakâr,
genç reformist
gibi çok farklı bileşenler vardır.
Ancak bu farklılıkların ortaklaştığı temel eksen açıktır:
Atatürk milliyetçiliği, Laiklik, Milli birlik ve bütünlük, demokratik sosyal hukuk devleti
Bu nedenle dışarıdan yapılan “CHP tabanı şöyle düşünür” genellemeleri bilimsel temelden yoksundur.
Geçmiş Hatalar ve Seçmenin Rolü
Doğrudur; CHP, Baykal ve Kılıçdaroğlu dönemlerinde hatalı siyasetler üretmiş ve zaman zaman toplumdan uzaklaşmıştır. Ancak CHP seçmeni partisini her kriz döneminde yeniden ayağa kaldırmayı bilmiştir.
Nasıl?
yanlış yapan siyasetçileri sandıkta cezalandırarak,
lider değişimi talep ederek,
“halkın partisi halka döner” diyerek.
2023 seçimleri sonrası verdiği “ya değişim ya bizi kaybedersiniz” mesajı bunun en net örneğidir.
Bugün CHP’de uzun yıllardan sonra ilk kez toplumu dinleyen bir siyasal yaklaşım hâkimdir. Bunda en önemli rolü oynayan kişi ise kuşkusuz Özgür Özel’dir.
Umarım bu çizgi; Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten ve çağdaş cumhuriyet idealinden vazgeçmeden devam eder.
Sayın Erol Mütercimler’e Saygım SONSUZ ancak Bir İtirazım Var
Sayın Erol Mütercimler benim çok saygı duyduğum, dikkatle eserlerini okuduğum bir analizcidir. Kendisini sever ve sayarım, fakat bir kaç gündür sadece SÖZCÜ TV değil, sevdiğim yorumcuların da ifadeleri beni hayrete düşürmüştür.
Sözcü TV’de yayınlanan Karşı Karşıya programında İpek Özbay ve Nevzat Çiçek'in masada olduğu programda Erol Mütercimler'in, “CHP tabanı komisyonda çıkacak, anayasa değişikliklerine ya da özgürlük mözgürlük konularına hiçbir şey demez.” şeklindeki kesin hüküm cümlesi, bir yorum değil, bir gerçeklik iddiası olarak kuruldu.
Oysa bu iddia:
siyaset sosyolojisi,
seçmen davranışları,
Türkiye’nin son 15 yıllık politik verileri
açısından yanlıştır.
CHP Seçmeninin İki Kritik Hassasiyeti Değişmez
CHP seçmeni heterojen olsa da, iki konuda neredeyse blok halinde ortak refleks gösterir:
Anayasal düzenin aşındırılması
İmralı merkezli süreçlerin toplumsal meşruiyet olmadan devreye sokulması
Bu alanlarda CHP seçmeni:
yüksek oranda temkinli,
yüksek oranda itirazcı,
yüksek oranda “hayır” eğilimlidir.
Bu yalnızca gözlem değil; veriyle sabittir.
Referandum Verileri Ne Diyor?
2010 ve 2017 referandumları açıkça gösteriyor ki CHP seçmeni:
yüksek katılım
yüksek itiraz
yüksek hayır
davranışı sergilemiştir.
Bu bir “tepki dalgası” değil, istikrarlı bir siyasal davranış örüntüsüdür.
Bugünden baktığımızda görülüyor ki, anayasa ve devlet yapısına dair konularda en uzak görüşlü, en rasyonel seçmen davranışı CHP tabanında ortaya çıkmıştır. Bu taban aynı zamanda farklılıklara saygılı, hoşgörülü ve eşitlikçi yani özetle gerçek Atatürkçü felsefeye sahiptir.
Şu iddiaları da anlayabiliyorum: "O zaman Kılıçdaroğlu ve tayfası ya da Gürsel Tekin gibi isimler nereden çıktı". Cevabı çok basit: CHP tabanından değil. Dönemin siyaset tarihi ve süreçleri ile ilgili bir konu, Türkiye'yi şekillendirmek isteyen müesses nizam ve uluslararası gelişmelerle bağlantılı. Tıpkı bir çok farklı siyasi partide yaşanan süreçler gibi.
Bu süreçleri artık çok daha iyi okuyan bir halk var, dolayısıyla bu gün Türkiye'yi uçurumun kıyısından alabilecek olan güçte HALKIN KENDSİDİR. İşte bu halkı, bünyesinde merkezde toparlamaya aday olan, halkı ayrıştırmadan, bölmeden siyaset üretebilecek olan parti de Cumhuriyet Halk Partisidir
Medyadaki Kesin Hüküm Cümleleri Manipülatif Olabilir
“CHP tabanı birşey demez”,“Şunu kabul eder”,“Bunu reddetmez” gibi ifadeler yorum değil, algıyı yönlendirmeye açık çerçeveleme (framing) teknikleri olarak algılıyorum.
Tüm bunlardan yola çıkarak, son bir kaç gündür Sözcü TV'de CHP'yi ve tabanını hedef alan ifadelerin asıl nedenini merak eden bir vatandaş olarak itirazımı dile getirmek istedim. Bir diğer itirazım ise hem muhalefet hem iktidar medyalarının, CHP'yi tek hedef olarak seçmelerindeki asıl nedeni seyircilerine açık ve net olarak ifade etmemeleri, varsayımlar üzerinden genellemeler yapmaları etik midir?
Değerli okurlarımı da, yönlendirmeli ifadelere karşı uyarmak isterim.
Saygılarımla












Yorumlar