Terör Başı Abdullah Öcalan’ın Videosu Ne Anlatıyor?
- 9 Tem 2025
- 5 dakikada okunur
Yeni Bir Devlet Kurulurken
OYNANAN OYUNUN DEŞİFRESİ
“Devletsiz Devlet Kuruluşu” Oyunu
21.yüzyılda devletleşme, yeni ülke sınırlarını inşa etme, artık tankla-topla değil; retorik, kültürel hegemonya ve parçalı egemenlik biçimleriyle inşa ediliyor. PKK/KCK gibi terör örgütlerinin devletleşme ya da yeni sınırlar yaratma hareketinin “Demokratik Konfederalizm” olarak adlandırdığı sistem de, bu yeni devlet inşa biçiminin kodlarını taşır:
Merkezi otoriteyi reddediyor gibi yapıyor,
Ancak fiilî kontrol, güvenlik yapılanması, müfredat ve siyasal yapı klasik bir devlet örgütü gibi işliyor.
Bugün Suriye’deki Rojava modelinden Türkiye’nin doğusuna, diasporadaki yapılanmalardan anayasa tartışmalarına kadar her yerde bu “devletsiz devlet” stratejisi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Ama bu süreç, yalnızca KCK veya Öcalan’la sınırlı değil. Yeni bir "devlet düzeni" inşa edilirken uygulanmakta olan anayasalsızlaştırma sürecinde ülkemizde farklı bir rejim varmışcasına AKP, MHP ve DEM Parti’nin ittifak benzeri örtük ilişkileri bu kurguya zemin hazırlıyor izlenimi vermektedir.
Gelin terörist Abdullah Öcalan'ın bu gün kamuoyuna sunulan videosunu analiz edelim:
Bir Videonun Ardındaki Sistem
2025’in ortasında servis edilen Öcalan videosu, sadece bir “görüntü” değildir. Bu video, aynı anda:
Bir iletişim stratejisi,
Bir politik mesaj dizisi,
Ve bir kurucu aktör ilanı işlevi görmektedir.
Söz konusu video, klasik televizyon röportajı ya da avukat görüşmesi gibi sunulsa da; iletişim bilimlerinde “kurgulanmış temsil” (constructed representation) kategorisindedir. Yani ne söylendiğinden çok, neden o anda, o biçimde ve o bağlamda söylendiği önemlidi
İçerik Analizi: Videonun Tematik Yapısı
Videoda öne çıkan ana temalar:
Barış ve çözüm çağrısı: Görünürde silah bırakma, çatışmasızlık ve barışçıl geçiş vurgulanır. Ancak bu söylem, geçmiş örneklerde olduğu gibi şartlı ve muğlak bırakılmıştır.
Kendi rolüne dair mesajlar: Öcalan, yalnızca bir tutuklu değil; tarihsel lider ve rehber olarak konumlandırılır.
➤ Bu, içerikte sıkça tekrarlanan “ben olmasam çözüm olmaz” mesajıyla verilmiştir.
Yeni anayasa, yeni rejim söylemine örtük atıflar: “Türkiye artık yeni bir aşamadadır, bu aşamada herkesin yapıcı olması gerekir” türü ifadelerle, yeni bir siyasal düzenin zemini işaret edilir.
Bu içerik, iletişim biliminde “anahtar söylem” (key discourse) olarak analiz edilir: Metinde açıkça söylenmeyen ama sürekli ima edilen büyük siyasal mesajlar vardır.
Söylem Analizi: Dilin İdeolojik İnşası
Söylem çözümlemesine göre terörist Öcalan’ın dili:
Kendini dışlayan değil, kapsayan bir otorite dili kullanıyor.
Mevcut iktidarı eleştirmezken, geçmişteki barış sürecine “yarım kaldı, biz başardık ama devlet bırakmadı” türü ifadelerle üstünlük pozisyonu kuruyor.
DEM, HDP, KCK gibi yapılardan doğrudan söz etmiyor, çünkü hepsinin üzerine çıkmış bir kurucu figür mitosu sunuyor.
Bu, Michel Foucault’nun tanımıyla “kurumsal bilgi üretimi yoluyla iktidar söylemi kurmak” örneğidir. Yani Öcalan, konuşarak sadece sözde barış! önermiyor; iktidarda ortaklık iddia ediyor.
Zamanlama: Neden Şimdi?
Bu videonun servis edildiği dönem, tesadüfî değildir. Aynı anda şu gelişmeler yaşanmaktadır:
CHP’ye karşı tutuklamalar, gözaltılar, anayasa dışı operasyonlar
Yeni anayasa tartışmaları ve başkanlık sisteminin revizyon planı
DEM’in pasif muhalefeti ve sistem içi aktör gibi davranması
Uluslararası alanda Türkiye’nin Suriye, Irak ve NATO içindeki konumunun yeniden tanımlanması
Bu zamanlamaya göre, Öcalan videosu şu mesajı vermektedir:
“Ben hâlâ bu sistemin çözüm ortağıyım. Yeni rejimin ancak benimle kurulması mümkündür.”
Asıl Oyun: Kurucu Ortaklık İlanı
Öcalan’ın bu videosu, bir “terörsüz Türkiye mesajı” değil; yeni bir devlet inşasının ilanıdır. Barış, burada bir amaç değil; kurucu meşruiyet aracı haline getirilmiştir.
Bu noktada şunları tespit etmek gerekir:
Göstermelik Söylem | Gerçek İşlev |
Silah bırakma çağrısı | PKK'nin silahlı sahadan çekilip siyasete odaklanması |
Barış ve demokrasi vurgusu | Yeni anayasa rejimine destek için halk psikolojisini hazırlama |
Çözüm süreci hatırlatması | Kendi liderliğini “sürecin vazgeçilmezi” olarak dayatma |
Kapsayıcı dil | Yeni rejimde sembolik kurucu unsur rolünü üstlenme |
Özetle, Öcalan bu videoyla sadece “barış” istemiyor. Yeni Türkiye rejiminin asimetrik ve konfederal kurucu ortaklarından biri olarak yerini talep ediyor.
CHP Neden Hedefte?
Çünkü yeni kurulmak istenen bu rejimde, CHP’nin temsil ettiği:
Laik anayasa,
Kurucu millet egemenliği,
Halkçı sosyal devlet yapısı
bu kurguya engeldir. Öcalan’ın yeniden sisteme entegre edilmesi için, CHP’nin:
Ya saf dışı bırakılması,
Ya da etkisizleştirilmesi gerekir.
Bu yüzden aynı dönemde:
CHP’li belediyelere operasyon yapılmakta,
“Halk iradesi” vurgusu Öcalan’ın ismine giydirilmekte,
Muhalefet dağıtılmakta,
İktidar ile DEM arasında örtük bir uzlaşma zemini sürdürülmektedir.
"Yeni Devletin" "Yeni Sesi"
Terör örgütünün başı olan bir figürün, 2025 yılında bu şekilde sahneye sürülmesi; barışçıl çözüm değil, otoriter ve çok kimlikli bir devlet inşasında meşruiyet kazanma adımıdır.
Bu, bir “çözüm süreci” değil, CHP’siz bir yeni anayasa sürecidir. bu sürecin kurucu ortağı olarak Öcalan, hem içerik hem söylem düzeyinde rolünü ilan etmiştir.
CHP’yi Zorla Dahil Etme Planı: Halkı İkna, Muhalefeti Çökertme
Yeni anayasa ve rejim kurgusunda asıl hedef, CHP’yi sistemin kurucu parçası gibi göstermek; mümkünse bunu rıza ile, gerekirse baskı ve operasyonlarla sağlamak, olmazsa da ortadan kaldırmak üzerine inşa edilmiştir.
Bu planın stratejik adımları şunlardır:
Yöntem | Amaç |
Yargı baskısı (gözaltılar, soruşturmalar) | CHP’yi korkutmak, dizginlemek |
DEM ile yapay bir “barış söylemi” yaratmak | Topluma “CHP barışa karşı” algısı sunmak |
Kamuoyunu yumuşatma ve moral kırma | Halkta “başka çare yok” duygusu oluşturmak |
İktidarla arka kapı temasları | CHP’yi çözüm sürecinin pasif ortağı haline getirmek |
Bu strateji, iletişim biliminde “rızanın mühendisliği” olarak adlandırılır: Bir projeye halk açıkça karşıysa, önce muhalefet yumuşatılır, sonra bu yumuşama halkın onayı gibi sunulur.
CHP Halkla Birlikte Direnmeli
Bu proje, toplumsal rıza üretilemeyince şu amaçlanabilir:
“CHP’siz anayasa olur” algısı; bu tehlikelidir,
ama daha tehlikelisi “CHP varmış gibi yapılan anayasa”dır.
CHP, halkın temel iradesi olan laik, sosyal, demokratik cumhuriyet ilkelerinin çöküşüne ortak asla olmamalı,tarihin bu karanlık girişimine karşı, açık, net ve güçlü bir direniş hattı kurmalıdır.
MUTLAKA DİKKATE ALINMASI GEREKENLER:
Kürt Seçmeninin DEM Parti ve Cumhur İttifakı'na Güvensizliğinin Nedenleri iyi Analiz edilmeli:
Kürt seçmen, Türkiye siyaseti içinde belirleyici ancak yeterince temsil edilmeyen bir aktör olma niteliğini sürdürmektedir. 2023 genel seçimleri ve 2024 yerel seçimlerinde gözlemlenen veriler, Kürt seçmenin ne DEM Parti’ye (eski HDP) ne de Cumhur İttifakı'na güven duyduğunu ortaya koymuştur. Bu güvensizliğin tarihsel, siyasal ve sosyolojik nedenlerini iyi irdelenmelidir.
1. Seçim Sonuçları Üzerinden 2023 genel seçimlerinde DEM Parti'nin Kürt yoğunluklu illerdeki oyları ciddi oranda düşüş göstermiştir. Şırnak, Hakkâri, Muş, Bitlis ve Ğördes gibi illerde %10'a varan oy kayıpları, DEM Parti'nin mutlak temsil iddiasının erozyona uğradığını ortaya koymuştur.
2. Kamuoyu Araştırmaları Rawest, KONDA ve MetroPOLL gibi kuruluşların 2022-2024 yılları arasında yaptığı anketlere göre:
Kürt seçmenlerin %45'inden azı DEM Parti'ye "tam güven" duymaktadır.
"Kürt sorununu kim çözer?" sorusuna CHP cevabı verenlerin oranı %30’35 aralığındadır.
"Hiçbirine güvenmiyorum" diyenlerin oranı %25–30'dur.
Bu oranlar, Kürt seçmenin hem temsil krizine hem de sistem içi aktörlerin politika üretememesine karşı eleştirisel mesafesini koruduğunu gösterir.
3. DEM Parti'ye Güvensizlik Nedenleri
Merkeziyetçi Kadro Yapısı: Kararların İmralı ve Kandil kaynaklı yürütülmesi, yerel halk iradesini zayıflatmaktadır.
Tek Sesli Siyasal Dil: Çoğulcu değil, ideolojik katılığı esas alan yapılar, farklı düşünceleri dışlamaktadır.
Tutarsız Muhalefet Pratiği: DEM, CHP ile bazen dayanışır görünse de ortak muhalefet çizgisini reddetmektedir.
Kimlik Siyasetine Sıkışma: Sosyoekonomik sorunlara duyarsız kalan, sadece kimlik vurgusuna dayalı siyaset yetersiz bulunmaktadır.
4.Cumhur İttifakı'na Güvensizlik Nedenleri
Kayyım Politikaları: Halk iradesine müdahale, demokrasiye doğrudan aykırıdır.
Güvenlikçi Yaklaşım: Kürt kimliğinin sadece "terör" ile özdeşleştirilmesi yaygın bir rahatsızlık nedenidir.
Ayrıştırıcı politikalar, güven vermeyen politikalar
Yargı Baskısıı: Seçilmiş belediye başkanlarının ve siyasetçilerin tutuklanması yaygın bir korku atmosferi oluşturmaktadır.
5. Seçmenin Yönü: Yeni Arayışlar
Bağımsız Adaylar: 2024 yerel seçimlerinde Sur ve Cizre gibi yerlerde bağımsız adaylar çıkış yaptı.
CHP’nin Yeni Yüzü: Özgür Özel'in kapsayıcı dili bir alternatif olarak algılanmakta.
Siyasi Kayıtsızlık: Seçimlere katılma oranının düşmesi ve bilinçli oy boş bırakma davranışı artıştadır.
Kürt seçmeni; eşitlik, temsil ve adalet istemektedir. Ne DEM Parti bu talepleri karşılayacak çoğulcu bir siyaset yürütebilmekte, ne de Cumhur İttifakı, güvenlik politikaları dışında kapsayıcı bir perspektif sunabilmektedir. Bu da seçmeni yeni aktörler, yeni çözümler ve daha fazla hesap verilebilirlik talebiyle yeni siyasal arayışlara itmektedir.




Yorumlar