top of page

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" NEDEN MÜMKÜN DEĞİL

  • Yazarın fotoğrafı: Didem Öneş
    Didem Öneş
  • 8 Oca
  • 7 dakikada okunur

Değerli okurlar,


Dünkü yazımda, bu gün kaleme alacağım yazıya giriş yapmıştım. Bu yazımı irdelerken, sizlerden ricam "Terörsüz Türkiye" Başlığının Dayanılmaz Hafifliği adlı dünkü yazımı mutlaka okumanız. Yazımda, orta bölümlerinde "IŞID mi - DEAŞ mı : ADINI BİLE KOYAMAMAK" başlığı ile adını koyamadığınız sorunun mücadlesinin de neden doğru yapılamayacağını anlatmıştım. Ayrıca, MİLLİ iSTİHBARAT AKADEMİSİ (MİA) DEAŞ RAPORU: TERÖRİZMLE MÜCADELE VE TÜRKİYE: DEAŞ/HORASAN RAPOR / 17.05.2024 YAPILANMASI başlıklı çalışmadan da bahsettim ve şöyle yazdım :


''İşte bu yüzden, “Terörsüz Türkiye” başlığının hafifliği ile DEAŞ/IŞİD ayrımındaki analitik eksiklik, aynı yere çıkar: Sorunu gerçek ağırlığıyla değil, "zihin haritalarımızın" diliyle ele alma eğilimi sorun çözme becerilerimizin niteliğini belirler.


Terör, bir ülkede ya vardır ya yoktur gibi ele alınabilecek bir sorun değildir. Biçim değiştirir, yön değiştirir, örgüt değiştirir ve tamamen “yok olmuş” kabul edildiği anda en tehlikeli hâline ulaşır. Terör ortadan kaldırılacak bir sorunmuş gibi görmek: onu besleyen kurumsal, toplumsal, psikolojik ve siyasal zemini görmezden gelmektir."


Bu gün bu konuyu nasıl ele alacağımı da dünkü yazımda ifade etmiştim. Hadi gelin bize pazarlanan "Terörsüz Türkiye" sloganının mümkün olup olamayacağını birlikte irdeleyelim.


KÜRESEL TERÖRİZM ENDEKSİ VERİLERİ

Küresel bir dünyada, yaşadığımız coğrafyada ve gelişen yeni dünya akımlarıyla (bunlardan geçmiş yazılarımda detaylı bahsettim), hiç bir ülke kendi başına bir "Terörsüzlük" iddasında bulunamaz. Bu uluslararası terörizmle mücadele yöntemlerine başlı başına aykırı bir söylemdir. Ancak terörizm boyutları, nicelik ve niteliği hakkında verilerle konuşabiliriz.


Dünya genelinde terörizm kaynaklı ölümler, 2010’ların ortasında çok yüksek bir zirve gördükten sonra bir süre gerilemiş, ancak son yıllarda yeniden dalgalı bir seyir izlemiştir. 2014’te terör kaynaklı ölümler 33.555 ile zirve seviyelere çıkmıştı; sonraki yıllarda özellikle Irak–Suriye hattında IŞİD’in toprak hâkimiyetini kaybetmesiyle ciddi bir düşüş yaşandı. Ancak bu düşüş kalıcı bir “terörün bitişi” anlamına gelmedi; tehdit biçim değiştirdi, coğrafya kaydırdı ve farklı örgüt ağlarına yayıldı. Institute for Economics & Peace


2023 yılına gelindiğinde; terör kaynaklı ölümler yeniden yükseldi: GTI (Küresel Terörizm Endeksi) 2024’e göre, 2023’te terörizmden ölenlerin sayısı 8.352’ye çıkarak bir önceki yıla göre %22 arttı ve 2017’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. (7 Ekim saldırıları hariç tutulsa bile artışın sürdüğü vurgulanıyor.) Buna karşın saldırı sayısı %22 azalarak 3.350’ye geriledi; yani olay sayısı düşerken saldırı başına ölümcüllük yükseldi. Vision of Humanity


Ölümler azalırken yayılma mı, yoğunlaşma mı?

GTI (Küresel Terörizm Endeksi) 2024/2025’in kritik bulgularından biri de: Terörizm, “her yere eşit dağılmış” bir olgu olmaktan çok, giderek çatışma bölgelerinde yoğunlaşan bir şiddet formuna dönüşüyor. 2023’te terör saldırılarının %90'ından fazlasıve terör ölümlerinin %98’i çatışma bölgelerinde gerçekleşti. Bu da terörizmin, tek başına “polisiyelik bir güvenlik sorunu” değil; çatışma ekolojilerinin içine gömülü bir şiddet biçimi olduğunu göstermektedir. Vision of Humanity


2024: Örgütler “azalmıyor”, şekil değiştiriyor

GTI 2025’e göre 2024 yılında, IŞİD (IS) ve bağlı yapıları 22 ülkede 1.805 ölümden sorumlu kalarak hâlâ en ölümcül terör ağı görünümünü sürdürdü. Aynı raporda, IS, JNIM, TTP ve el-Şebab gibi dört büyük örgütün toplam etkisinin arttığı; bu dört yapı tarafından atfedilen ölümlerin %11 yükselerek 4.204’e çıktığı belirtiliyor. Yani “merkezî IŞİD” gerilese bile, bağlı kolların ve rakip ağların farklı coğrafyalarda şiddeti sürdürme kapasitesi devam ediyor. Vision of Humanity


Sahel ve çatışma kuşakları: Yeni ağırlık merkezi


GTI 2024/2025 raporları terörizmin ağırlık merkezinin giderek Sahel kuşağına kaydığını gösteriyor. Örneğin Burkina Faso’nun en çok etkilenen ülkeler arasında üst sıralara çıktığı, ülkedeki terör ölümlerinin küresel toplamda çok büyük bir paya ulaştığı raporlarda özellikle vurgulanıyor. Vision of Humanity


Batı’da aşırı sağ şiddet: Trend devam ediyor

2019 GTI’nin bulgularına göre Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Okyanusya’da aşırı sağ terör olaylarında 2014–2018 döneminde %320 artış kaydedilmiş; 2019’un ilk dokuz ayında aşırı sağ şiddet nedeniyle 77 ölüm raporlanmıştı. Bu, “Batı’da terör yok” varsayımının çözülmesi açısından önemli bir göstergeydi.


Özetle Küresel terörizm azalmıyor; biçim değiştirerek yayılıyor.


2024 itibarıyla terör, daha fazla ülkeye yayılmış, coğrafi olarak yeni merkezler üretmiş ve özellikle devlet otoritesinin zayıf olduğu bölgelerde kalıcı bir güvenlik sorunu hâline gelmiştir. Terör örgütleri askeri baskıya uyum sağlamış, teknoloji ve jeopolitik kırılmaları lehine kullanarak varlıklarını sürdürmüştür.


TÜRKİYE'DE VERİLER NE DİYOR


Türkiye’de terör; genel tabloya bakıldığında 2015–2017 dönemine kıyasla düşük yoğunluklu, süreklilik gösteren ve tür değiştirmiş bir tehdit seviyesine evrilmiş durumda.


Yani:Toplam saldırı ve ölüm sayıları uzun vadede terör nedeniyle hayatını kaybedenler geçmişe nazaran düşük, ancak risk ortadan kalkmadığı gibi dünyadaki gelişmelere paralel daha derin ve teknolojik güç kazanmıştır. 2024–2025 yılları arasında

  • Büyükşehirlerde noktasal saldırılar

  • Güvenlik güçlerine veya sembolik hedeflere yönelik eylemler

  • IŞİD bağlantılı hücre girişimleri yaşandı.

Bu da tehdidin düşük yoğunluklu ama süreklilik arz eden bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.


Örgüt Profili Evrildi

Bu çıkarımı şöyle açıklayalım:

Dönem

Baskın Tehdit

2015–2017

PKK + IŞİD (kitlesel, yüksek ölümlü)

2018–2022

Kırsal ağırlıklı, şehirlerde oldukça az PKK; diğer tarafta zayıflayan IŞİD

2023–2025

Hücre tipi IŞİD, sınırlı PKK eylemleri


2023–2024’te PKK’nin tehdit profili evrildi; 2025’te ise “fesih/silah bırakma” gibi muğlak bir süreç başlatıldı—ama “bitti” demek, ancak uygulamanın tamamı sahada doğrulanınca mümkün. Reuters


PKK'nin, Türkiye'de silah bırakıp, siyasete entegre olma isteği ve açıkca özerklik talepleri şu gerçeği bize unutturmamalı: Farklı coğrafyalardaki uzantıların (özellikle Suriye/Irak sahası) aynı çizgiye henüz girmemiştir. Girmesi de mümkün görünmemektedir.


“spoiler/kopuş” riski dediğimiz terör örgütlerinin silah bırakma girişimlerinden sonra yaşanan süreçlerde: yani dağılma ( her zaman dağılma ile sonuçlanmaz, yeni profillerde hayat bulurlar) süreçlerinde fraksiyonların ayrışması olasılığı çok yüksektir.


IŞİD'e gelince, küçük hücreler, bireysel ya da belli sayıda failler, uyuyan hücreler üzerinden varlığını sürdürmeye çalışıyor gibi algılansa da, önümüzdeki süreçte bu terör örgütü Türkiye'de ortam, insan kaynağı bulması nedeniyle farklı yapıların içine sızarak tehlike arz edeceğini düşünmekteyim.


Türkiye'yi de irdeledikten sonra gelelim GTI verilerine ve raporlarına; raporlara göre dünyada, yeni küresel coğrafi paylaşımların sonucu:


  • Terörden etkilenen ülke sayısının artığı ifade ediliyor: En az bir terör saldırısı yaşayan ülke sayısı 66’ya çıkmış. Bu, 2018’den bu yana en yüksek seviye. İlk kez, kötüleşen ülke sayısı iyileşenlerden fazla oldu.

  • Ölüm sayısı düşse de tehdit azalmadı diye rapor edilmiş: 2024’te terör ölümleri %13 azaldı; ancak bu düşüş, bir önceki yıl Hamas’ın 7 Ekim saldırısıyla oluşan istisnai artıştan kaynaklandı. Yapısal bir iyileşme yok. ( Evet Hamas bir terör örgütüdür- Kuruluş şekli onu terör örgütü olarak tanımlar ve sonrasında profili evrilip siyasete entegre olması onu terör örgütlüğünden çıkarmaz)

  • Büyük örgütler güç kaybetmedi: IŞİD, JNIM, TTP ve eş-Şebab daha fazla ülkede daha etkin hâle geldi. Bu dört örgüte atfedilen ölümler %11 arttı.

  • Saldırıların önemli bölümü sahipsiz: Saldırıların %36’sı hiçbir örgüt tarafından üstlenilmedi. Analizler, gerçek ölümlerin özellikle IŞİD ve JNIM açısından ciddi biçimde eksik raporlandığını gösteriyor.

  • Sahel, küresel merkez hâline geldi:2024’te tüm terör ölümlerinin %51’i Sahel’de gerçekleşti. Bölgedeki terör ölümleri 2019’a göre yaklaşık 10 kat arttı. Terör, Batı Afrika kıyılarına doğru yayılıyor.

  • Jeopolitik yön değişimi terörü besliyor: Mali, Burkina Faso ve Nijer’in Batı’dan uzaklaşıp Rusya ve Çin’e yönelmesi; ECOWAS’tan( Economic Community of West African States) çekilmeleri ve Fransa’nın bölgeden askeri olarak geri çekilmesi, terör örgütleri için alan açtı.

  • Batı’da “yalnız aktör” terörü yükseliyor: Batı ülkelerinde örgütsüz, gençler tarafından gerçekleştirilen saldırılar arttı. Radikalleşme büyük ölçüde çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleşiyor ve istihbarat açısından tespiti zorlaşıyor.

  • Avrupa’da saldırılar yeniden yükselişte: Avrupa’daki terör olayları iki katına çıktı. Almanya en kötü performans gösteren ülke oldu. ABD ve Avrupa’da antisemitik ve İslamofobik nefret suçlarında sert artışlar yaşandı.

  • IŞİD küresel ağ yapısını koruyor: IŞİD 22 ülkede aktif. Suriye ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti en ağır etkilenen ülkeler arasında. Suriye’deki siyasi ve askeri belirsizlik, örgüt için yeniden toparlanma alanı yaratıyor.Şu asla unutulmamalı HTŞ terör örgütü: Suriye özelinde yerel, yani küresel hilafet iddiası yok; ideolojik söylemi zamanla daralmış olsa da ne yönde evrildiği şu an için muğlaktır.

  • ISKP küresel ölçekte yükseliyor: Afganistan merkezli ISKP, Rusya, İran ve Orta Asya’ya yayıldı. Çok dilli propaganda, uzaktan eğitim ve teknoloji kullanımıyla en tehlikeli yapılardan biri hâline geldi.

  • Yapay zekâ yeni bir kırılma alanı: Terör örgütleri yapay zekâyı propaganda, hedefleme ve eleman devşirme için kullanmaya başladı. Aynı teknoloji, istihbarat için de kritik bir araç hâline geliyor. Gelecek, bu teknolojinin kim tarafından ve nasıl kullanıldığıyla şekillenecek.


TÜRKİYE İÇİN TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK VAR OLAN PKK'DAN DA DAHA TEHLİKELİ YENİ BİR TERÖR DALGASI, "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SLOGANINI MAALESEF DOĞRULAMAMAKTADIR


Bu başlığım sadece bir kişisel fikrim değildir. Verilerle konuşurum ve gelecek okumalarımı bunlara dayandırırım. Şu andaki iktidar ortakları, Cumhur ittifakı, terör tanımlaması Türkiye'nin coğrafi ve gelecek terör profil analizi için son derece yetersiz ve ideolojik körlüktedir. Siz değerli okurlarıma vereceğim örgüt listesi ne demek istediğimi net anlatacaktır.


  • IS / ISIS / IŞİD/ DAEŞIslamic State (Türkçe kullanımıyla: Irak ve Şam İslam Devleti)

  • JNIMJamaat Nusrat al-Islam wal-Muslimin (Türkçesi: İslam ve Müslümanları Destekleme Cemaati) El-Kaide bağlantılı, özellikle Sahel ve Batı Afrika’da faaliyet gösteren çatı örgüt.

  • TTPTehrik-i-Taliban Pakistan ( Türkçesi: Pakistan Talibanı)

  • al-ShabaabAl-Shabaab Somali merkezli, El-Kaide bağlantılı silahlı örgüt.

  • ISWAIslamic State West Africa Province (Türkçesi: İslam Devleti Batı Afrika Vilayeti) Nijerya ve çevresinde faaliyet gösteren IŞİD kolu.

  • ISKP / ISK / IS-KIslamic State Khorasan Province (Türkçesi: İslam Devleti Horasan Vilayeti) Afganistan merkezli, Orta Asya, İran ve Rusya’ya uzanan IŞİD yapılanması.

  • Boko HaramBoko Haram Nijerya merkezli radikal İslamcı örgüt; ISWA ile hem çatışan hem rekabet eden yapı.

  • HamasHamas Filistin merkezli silahlı ve siyasi örgüt; Gazzede yaşanan insanlık dramının, İsrail'in istediği gibi evrilmesinde en büyük etken olan yapı.


Türkiye–Suriye–Sahel ÜÇGENİNİ BİLMEYENLER İÇİN "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" ELBETTE SİYASETEN MÜMKÜNDÜR


Bu “üçgen”, aynı terör ekosisteminin üç farklı coğrafyada birbirini beslemesi demektir:

  1. Suriye sahası (IŞİD’in yeniden alan bulabildiği kırılgan zemin). İster SDG, ister ABD, ister her kim olursa olsun IŞID'i bölgeden henüz kaldırmayacaktır.

  2. Sahel sahası (dünyanın yeni terör merkez üssü)

  3. Türkiye (Suriye’ye komşu, göç–lojistik–güvenlik hatlarının düğüm noktası).

GTI 2025’e göre Sahel 2024’te tüm terör ölümlerinin %51’ini üretirken, IŞİD ve bağlı yapılar 22 ülkede 1.805 ölüme yol açtı; aynı rapor Suriye’de IŞİD saldırı yoğunluğuna (559 saldırının 369’u) ve Suriye’deki istikrarsızlığın IŞİD’e alan açtığına dikkat çekiyor. Vision of Humanity


Üçgeni kuran 4 ana bağ var:

1) İdeolojik ve örgütsel bağ: “IŞİD ağı” (Suriye ↔ Sahel)

  • IŞİD, vilayet/bağlı yapı modeliyle farklı bölgelerde eşzamanlı varlık sürdürüyor. Vision of Humanity

  • Sahel’deki yükselişin ana taşıyıcılarından biri El-Kaide çizgisi (JNIM) olsa da GTI 2025, IŞİD’in de küresel ölçekte en ölümcül örgüt kaldığını ve çok bölgeli ağ yapısını koruduğunu vurguluyor. Vision of Humanity

2) Coğrafi bağ: Akdeniz–Levant–Kuzey Afrika geçişleri (Sahel ↔ Türkiye)

  • Sahel kaynaklı istikrarsızlık, yalnız terör değil kaçakçılık ve suç ekonomileri üzerinden de kuzeye taşınıyor.

  • UNODC’nin 2020–2024 haritaları, Afrika’da kokain kaçakçılığı rotalarında Sahel ülkelerinin “ana güzergâhlarla” bağlantısını gösteriyor; bu tür rotalar Kuzey Afrika/ Akdeniz hattına uzanan karma tehdit zemini yaratıyor. BMKG

3) Operasyonel bağ: Suriye’deki “alan boşluğu” ve IŞİD fırsatçılığı (Suriye → Türkiye riski)

  • GTI 2025, Suriye’deki istikrarsız ortamın IŞİD’in yeniden toparlanmasına elverişli olduğuna, IŞİD açısından fırsat üretebileceğine işaret ediyor; bu iddia IŞID'i yaratan güçlerin Suriye ve bölge ülkeleri karıştırmak amaçlı da kullanılmaktadır.

4) Jeopolitik bağ: Sahel’de blok kayması (Sahel → terör yayılımı)

  • Sahel’de Mali–Burkina Faso–Nijer hattının ECOWAS’tan ayrılması gibi kırılmaların, bölgesel güvenlik mimarisini zayıflatıp grupların kıyı Batı Afrika’ya yayılmasına zemin verdiği BM Güvenlik Konseyi izleme notlarında açıkça ele alınıyor. securitycouncilreport.org


Türkiye açısından “risk haritası”: üçgen nasıl tehdit üretir?

A) Kısa vadeli (en somut) risk: Suriye kaynaklı IŞİD hücre/eylem riski

  • Suriye’de IŞİD faaliyet yoğunluğu ve kırılgan güvenlik düzeni, sınır ötesi sızma–lojistik–ilham verme riskini artıran ana faktör. Vision of Humanity

B) Orta vadeli risk: Sahel kaynaklı ağların Akdeniz’e taşınması + suç ekonomileri

  • Sahel’de terör ölümlerinin ağırlığı ve suç/kaçakçılık güzergâhlarının kuzeye uzanması, Türkiye’ye doğrudan “Sahel örgütleri gelir” şeklinde değil; insan hareketliliği, sahte belge, kaçakçılık, finansman, radikalleşme ekosistemi gibi ara katmanlarla risk taşır. Vision of Humanity

C) Yapısal risk: Batı’da “yalnız aktör” modeli + çevrimiçi radikalleşme

  • GTI 2025’in “örgütsüz saldırı/üstlenilmeyen eylem” ve çevrimiçi radikalleşme vurgusu, Türkiye için de (özellikle çok dilli propaganda üreten yapılar bağlamında) kalıcı bir güvenlik parametresidir. Vision of Humanity


Üçgeni tek cümleyle bağlayalım

Sahel “küresel terörün yeni merkezi”, Suriye “IŞİD’in yeniden alan bulduğu kırılgan saha”, Türkiye ise bu iki alanın güvenlik ve hareketlilik hatlarının kesiştiği “düğüm ülke”dir.


Demek istediğim PKK gider (ki gitmeyecek sadece profil değiştirecek) gelir başka bir örgüt. Dolayısıyla "Terörsüz Türkiye" sadece bir slogandır. Tehlikeli bir slogandır çünkü tehlikeyi minimize etmektedir.

 
 
 

Yorumlar


didem Fotoğraf 1_edited.jpg

Merhaba, uğradığınız için teşekkürler!
Hi, thanks for stopping by!

Paylaşımlardan haber almak için

Let the posts come to you

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • Pinterest

Benimle iletişime geçmek için/
Let me know what's on your mind

GÜNDELİK DERİNLİK    DEEPLY DAİLY

bottom of page